- Varis, bacaktaki yüzeyel toplardamarların genişleyip kıvrımlı bir hâl almasıdır.
- Temel nedeni, damar içindeki kapakçıkların yetersiz kalması (venöz yetmezlik) ve kanın bacakta göllenmesidir.
- En sık şikâyetler: bacakta ağrı, yorgunluk, ağırlık ve dolgunluk hissi, gece krampları, kaşıntı ve ayak bileğinde şişlik.
- Günümüzde ameliyatsız yöntemlerle (lazer, radyofrekans, yapışkan ve köpük tedavisi) varis kesin olarak tedavi edilebilir.
Varis Nedir?
Varis, bacaklardaki yüzeyel toplardamarların zamanla genişleyip kıvrımlı, belirgin bir görünüm almasıdır. Toplardamarların görevi, kirli kanı bacaklardan yukarı, kalbe doğru taşımaktır. Bu damarların içinde, kanın geri kaçmasını önleyen ve yalnızca tek yöne (yukarı) açılan küçük kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar zamanla yetersiz kalırsa kan aşağıya, bacağa doğru geri kaçar ve damarda göllenir. Artan basınç damar duvarını gererek genişletir; işte gözle gördüğümüz mavi-mor, çıkıntılı ve kıvrımlı damarlar bu şekilde oluşur.
Varis toplumda çok yaygındır ve çoğu zaman bir güzellik (kozmetik) sorunu gibi görülse de, aslında çoğu durumda altta yatan bir damar hastalığının (venöz yetmezlik) dışa yansımasıdır. İyi haber şu: varis günümüzde iğneden ya da ameliyattan korkmaya gerek kalmadan, ameliyatsız ve kalıcı biçimde tedavi edilebilen bir hastalıktır.
Varis Neden Oluşur?
Varisin tek bir nedeni yoktur; genellikle birden çok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. En sık karşılaşılan nedenler şunlardır:
- Genetik yatkınlık: Anne, baba ya da yakın akrabalarında varis olan kişilerde görülme olasılığı daha yüksektir.
- Uzun süre ayakta ya da hareketsiz durmak: Öğretmen, sağlık çalışanı, kuaför, satış görevlisi gibi gün boyu ayakta kalan mesleklerde daha sık görülür.
- Gebelik: Hamilelikte artan kan hacmi ve hormonlar damarları genişletir; çoğu varis gebelikten sonra belirginleşir.
- Kadın cinsiyeti ve hormonlar: Östrojen hormonu nedeniyle kadınlarda daha sık görülür.
- Fazla kilo ve hareketsiz yaşam: Bacak damarları üzerindeki yükü ve basıncı artırır.
- İlerleyen yaş: Yıllar içinde damar kapakçıkları doğal olarak yıpranır.
Varis Belirtileri Nelerdir?
Bazı kişilerde varis hiçbir şikâyete yol açmadan yıllarca durabilir. Ancak çoğu zaman aşağıdaki varis belirtileri görülür:
- Bacaklarda ağrı, sızı ve dolgunluk hissi
- Gün sonuna doğru artan yorgunluk ve ağırlık hissi
- Ayak bileği ve baldırda şişlik
- Gece bacak krampları ve huzursuz bacak hissi
- Varis bölgesinde kaşıntı ve yanma
- İlerlemiş durumlarda deride kahverengi lekelenme, sertleşme ve ayak bileğinde yara (venöz ülser)
Şikâyetler genellikle uzun süre ayakta kalınca artar, bacak yukarı kaldırılınca ya da yürüyünce azalır.
Varis Çeşitleri
Her varis aynı değildir. Tedavi kararı, varisin türüne göre değişir. Üç ana varis çeşidi vardır:
- Kılcal varis (örümcek ağı damarları): Kırmızı ya da mor renkli, kıl inceliğinde damarlardır. Genellikle kozmetik bir sorundur, gerçek bir hastalık sayılmaz.
- Retiküler (orta boy) varis: 2-3 mm kalınlığında, mavi-yeşil renkli, deriden hafif kabarık damarlardır.
- Büyük (kalın) varisler: 3 mm'den kalın, deriden belirgin çıkıntı yapan, kıvrımlı damarlardır. Genellikle altta yatan venöz yetmezliğin işaretidir ve gerçek bir hastalıktır.
Varis Tehlikeli mi? Ne Zaman Doktora Gitmeli?
Kılcal ve orta boy varisler çoğu zaman tehlikeli değildir; tedavileri daha çok rahatsız edici görüntü ya da şikâyetler içindir. Büyük varisler ise gerçek bir hastalık olduğundan zamanla ilerleyebilir. Aşağıdaki durumlarda bir damar hekimine başvurmanızı öneririm:
- Varislerde ağrı, şişlik ya da ele gelen sertlik ve kızarıklık (pıhtı belirtisi olabilir)
- Ayak bileği çevresinde renk değişikliği, sertleşme ya da iyileşmeyen yara
- Varisten kanama
- Şikâyetlerin günlük yaşamınızı, uykunuzu ya da çalışma düzeninizi bozması
- Görüntünün sizi rahatsız etmesi
Varis Nasıl Tedavi Edilir?
Bugün varis tedavisinde artık büyük ameliyatlara ihtiyaç yoktur. Ameliyatsız varis tedavisi yöntemleri, iğne uçlu ince kateterlerle, lokal anestezi altında ve genellikle hastanede yatış gerektirmeden uygulanır. Hasta işlemden sonra aynı gün yürüyerek evine döner. Başlıca yöntemler şunlardır:
- Lazerle varis tedavisi (EVLA)
- Radyofrekans ile varis tedavisi
- Yapışkan (zamk) ile varis tedavisi
- Köpük (skleroterapi) ve kılcal varis tedavisi
Hangi yöntemin size uygun olduğu; varisin türüne, damarın çapına ve altta yatan venöz yetmezliğin derecesine göre, renkli Doppler ultrason incelemesinin ardından belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Varis kendiliğinden geçer mi?
Hayır. Oluşmuş varisler kendiliğinden kaybolmaz. Önlemler (yürüyüş, varis çorabı, kilo kontrolü) ilerlemeyi yavaşlatabilir ama mevcut varisi yok etmez.
Varis çorabı tedavi midir?
Varis çorabı şikâyetleri azaltır ve ilerlemeyi yavaşlatır; ancak tek başına kesin tedavi değildir.
Tedavi sonrası varis tekrar eder mi?
Altta yatan kaynak (örneğin safen damarı) doğru tedavi edilirse aynı bölgede tekrarlama olasılığı çok düşüktür. Sadece görünen damarlar tedavi edilip kaynak bırakılırsa tekrarlayabilir.
Varis tedavisi ağrılı mıdır?
Ameliyatsız yöntemler lokal anestezi altında yapılır; işlem sırasında ve sonrasında ağrı genellikle çok azdır, hasta aynı gün günlük hayatına döner.
Yazan: Prof. Dr. Levent Oğuzkurt — Girişimsel Radyoloji Uzmanı
Son güncelleme: 3 Haziran 2026